Haber, rehber, etkinlik ve şehir yaşamı tek platformda.

Shopping cart

Your cart empty!

Saved articles

You have not yet added any article to your bookmarks!

Browse articles

Çerez Tercihleri

Site işlevleri ve ölçüm için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası ve Gizlilik Politikası metinlerini inceleyin.

Köşe Yazısı

Isparta’nın Kokusu Geleceğe Karışsın

Isparta’nın gül ve lavanta gibi değerleri turizmin ötesine geçip üreticiye ve gençlere fırsat sunmalı. Doğası, özellikle Eğirdir Gölü korunmalı; kentin gelişimi yerel emeği desteklemeli ve gençlere Isparta’da bir gelecek kurma imkânı vermeli.

Ali Uçar · 29.09.2026 18:56:00

Isparta’nın Kokusu Geleceğe Karışsın

Isparta denince akla önce gül gelir. Bahar sabahlarında toplanan güller, kentin hafızasına sinmiş bir koku gibidir. Son yıllarda lavanta tarlaları da bu hafızaya eklendi; ziyaretçiler fotoğraf çekmek, köyleri gezmek, Isparta’nın doğasını görmek için yola düşüyor. Fakat bir şehrin değeri, yalnızca kartpostallara sığan güzellikleriyle ölçülmez. Asıl mesele, bu güzelliklerin şehirde yaşayanlara nasıl bir gelecek sunduğudur.

Isparta’nın elinde önemli bir imkân var: Doğası, tarımı, gölleri ve köklü üretim kültürü birbirinden kopuk değil. Gül ve lavanta yalnızca turistik birer simge olarak kalmamalı; çiftçinin emeğini koruyan, yerel üreticiyi destekleyen ve gençlere iş alanı açan bir ekonomik zincirin parçası olmalı. Ziyaretçi tarlayı görüp dönmekle kalmamalı; yerel ürünle, üreticiyle ve kentin hikâyesiyle bağ kurmalı.

Bunun için önce doğayı korumak gerekiyor. Eğirdir Gölü gibi doğal değerler, şehrin bugünü kadar yarını için de önemli. Gölün ve çevresindeki yaşamın korunması yalnızca çevrecilerin sorumluluğu değil; çiftçinin, esnafın, yöneticilerin ve kentte yaşayan herkesin ortak meselesi. Çünkü doğasını yıpratan bir şehir, zamanla kendi geçim kaynaklarını da tüketir.

Bir başka mesele de gençlerin Isparta’da kalmak için nedenleri olması. Eğitim kurumları ve üretim potansiyeli, gençlerin yeni fikirler geliştirmesine zemin hazırlayabilir. Yerel girişimlere alan açmak, kültür ve sanat etkinliklerini çoğaltmak, kent içindeki ulaşımı ve kamusal alanları iyileştirmek bu zemini güçlendirir. Bir şehir, yalnızca misafirlerini ağırladığı ölçüde değil, kendi insanına yaşama isteği verdiği ölçüde gelişir.

Isparta’nın gül kokusu elbette kıymetli. Ama bu koku, yalnızca geçmişi hatırlatmamalı; geleceğe dair bir söz de vermeli. Üreticinin emeğinin karşılık bulduğu, doğanın korunduğu, gençlerin hayal kurabildiği bir şehir… Isparta’nın asıl güzelliği, işte o zaman tarlalardan sokaklara, bugünden yarına taşınacak.