Shopping cart
Your cart empty!

Haber, rehber, etkinlik ve şehir yaşamı tek platformda.
Aziz Paul’un Hristiyanlığı yaymak için geçtiği güzergâh üzerinde yer alan Saint Paul Yolu, Isparta etaplarıyla hem yerli hem de yabancı doğa yürüyüşçülerinin gözdesi olmaya devam ediyor. Eğirdir Gölü’nün maviliği ile Toroslar’ın yeşilini birleştiren rota, tarihin tozlu sayfalarını günümüze taşıyor. Antalya’dan başlayıp Isparta’nın kalbine uzanan 500 kilometrelik dev rota, Isparta sınırlarına girdiğinde bambaşka bir kimliğe bürünüyor. Roma yollarından patikalara, antik kentlerden görkemli kanyonlara uzanan bu etaplar, sadece bir yürüyüş yolu değil; aynı zamanda bir "zaman tüneli" niteliği taşıyor.

Isparta etabının en kritik noktalarından biri olan Yazılı Kanyon, ziyaretçilerini sadece doğal güzelliğiyle değil, Epiktetos’un hürriyet üzerine yazdığı şiiriyle de selamlıyor. Kanyondan yukarıya doğru tırmanan yolcular, Roma döneminden kalan taş döşemeli yolları takip ederek Adada Antik Kenti’ne ulaşıyor. Adada, bugün bile ayakta kalan tapınakları ve tiyatrosuyla Saint Paul’un yürüdüğü atmosferi birebir hissettiriyor.
Yolun Isparta ayağında Eğirdir, hem bir lojistik merkez hem de görsel bir şölen noktası konumunda. Yürüyüşçüler, Eğirdir Gölü manzarası eşliğinde ilerleyerek Çandır üzerinden Sütçüler’in sarp coğrafyasına geçiş yapıyor. Bu etaplar, özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında fotoğrafçıların ve macera arayanların uğrak noktası haline gelmiş durumda.

Saint Paul Yolu, geçtiği köylerdeki yerel halk için de yeni bir umut kaynağı. Güzergâh üzerindeki köylerde açılan pansiyonlar ve yerel rehberlik hizmetleri, kırsal kalkınmaya destek sağlarken; ziyaretçilere de gerçek bir Anadolu misafirperverliği deneyimi sunuyor.
Yorumlar
Okuyucu görüşleri editör onayından sonra yayınlanır.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum Yap
Yorumunuz onay sonrası yayınlanacaktır.