Shopping cart
Your cart empty!

Haber, rehber, etkinlik ve şehir yaşamı tek platformda.
Isparta’nın o kendine has maneviyatı ve sıcaklığıyla yoğrulmuş eski bayramları, sadece birer dini tatil değil, tüm şehrin aynı ritimle attığı devasa bir aile buluşması gibiydi. Gül kokulu sokaklarda yankılanan bayramın neşesini ve unutulmaya yüz tutmuş gelenekleri bu içeriğimizde.

Eski Isparta’da bayram, takvimden günler önce evlerdeki hummalı çalışma ile başlardı.
Isparta’nın köylerinde ve merkez mahallelerinde sabahın ilk ışıklarıyla başlayan o büyüleyici atmosfer:
Erkekler en güzel kıyafetleriyle camiye gider, namaz çıkışında ise cami avlusunda uzun kuyruklar oluşturulurdu. Tanıdık tanımadık herkes birbiriyle bayramlaşır (musafaha), küskünlükler o avluda bırakılırdı.
Bayram namazı sonrası eve dönüldüğünde, ailenin en büyüğünün elini öpme yarışı başlardı. Ardından kurulan o meşhur Isparta sofralarında; Isparta fırın kebabı, ev yapımı baklavalar ve su börekleri başköşede yerini alırdı.
Çocuklar mahalle mahalle gezer, kapıları çalardı. O zamanlar sadece şeker değil, özenle ütülenmiş işlemeli mendillerin içine saklanmış madeni paralar verilirdi. Isparta’nın meşhur akide şekerleri ve güllü lokumları ikramların vazgeçilmeziydi.
Eski Isparta’da "Bayram Yeri" denilen alanlarda kurulan salıncaklar, atlıkarıncalar ve seyyar satıcılar, çocukların en büyük eğlencesiydi.
Gül suyunun havaya serpildiği, herkesin birbirine "İyi bayramlar" yerine samimiyetle "Bayramın mübarek olsun" dediği o günler, Isparta Medya okurları için de eminim derin bir özlem taşıyordur.
Yorumlar
Okuyucu görüşleri editör onayından sonra yayınlanır.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum Yap
Yorumunuz onay sonrası yayınlanacaktır.