Shopping cart
Your cart empty!

Haber, rehber, etkinlik ve şehir yaşamı tek platformda.
Eğirdir, Milli Mücadele'nin lojistik kalbiydi! İzmir'in işgali sonrası kurulan Eğirdir Mücahit Kuvveti, göl üzerinden cephane taşıyan Bahriye Müfrezesi ve yerel direniş toplantılarının tarihi Isparta Medya'da.

İzmir’in işgal haberi Isparta ve çevresine ulaştığında halkın tepkisi kısa sürede örgütlü bir harekete dönüştü. Isparta’da 11 ve 20 Haziran 1919 tarihlerinde büyük protesto mitingleri düzenlenirken, ilçelerde de Millî Mücadele için yerel yapılanmalar oluşturulmaya başlandı. Eğirdirliler de bu süreçte Isparta’daki mitinglere katılarak işgallere karşı tepki gösterdi.
Eğirdir’de ise Müdafaa-i Hukuk teşkilatlanması kısa süre içinde ortaya çıktı. Türkiye Bilimler Akademisi’nin Millî Mücadele Döneminde Isparta çalışmasında, Eğirdir’de Heyet-i Milliye’nin muhtemelen 1919 yılının Ekim veya Kasım aylarında oluşturulduğu belirtiliyor.
Bu heyette telgraf müdürlüğünden askerî görevlilere, idare meclisi üyelerinden tüccarlara kadar farklı kesimlerden isimler yer aldı. Teşkilatın görevlerinden biri de cepheye gönüllü göndermekti. Çevredeki insanları Millî Mücadele saflarına katmak için çalışmalar yürütüldü.
Eğirdir’in Millî Mücadele’deki rolü böylece yalnızca halkın işgallere gösterdiği tepkiyle sınırlı kalmadı; örgütlü bir yerel desteğe dönüştü.
Eğirdir’in önemini artıran en önemli unsurlardan biri coğrafi konumuydu.
Demiryolu 1912 yılında Eğirdir’e ulaştı. Millî Mücadele yıllarında bölgedeki bazı önemli demiryolu hatları işgal kuvvetlerinin kontrolüne girerken, Eğirdir’e ulaşan hat TBMM Hükûmeti’nin kontrolünde bulunuyordu. Bu durum ilçeyi Anadolu’nun batısındaki ulaşım ağı açısından önemli bir noktaya dönüştürdü.
Ancak Eğirdir’in avantajı demiryoluyla sınırlı değildi. Eğirdir Gölü de asker ve malzeme taşımacılığında kullanılıyordu.
1914 yılında Fransızlar tarafından kurulan ve işletilen göl taşımacılığı, Millî Mücadele başladıktan sonra Mustafa Kemal Paşa’nın emriyle millîleştirildi. Bu taşımacılık yapısı daha sonra 1922 yılının Ocak ayında kurulan Eğirdir Bahriye Müfrezesi’nin altyapısını oluşturdu.
Böylece Eğirdir’de kara ve demiryolu bağlantıları, göl ulaşımıyla bir araya gelerek dönemin şartlarında önemli bir taşıma imkânı oluşturdu.

Eğirdir Gölü’nün Millî Mücadele’deki rolünü anlatırken en dikkat çekici başlıklardan biri Eğirdir Bahriye Müfrezesi.
Müfreze Ocak 1922’de kuruldu. Görevi, göldeki taşıma imkânlarından askerî ihtiyaçlar doğrultusunda yararlanmak ve ulaşım faaliyetlerine destek vermekti.
Bu bilgi önemli; çünkü göl taşımacılığının Millî Mücadele boyunca kullanılması ile Bahriye Müfrezesi’nin kuruluşunu aynı tarih içinde değerlendirmemek gerekiyor. Göldeki taşımacılık daha önce başlamış, Bahriye Müfrezesi ise mücadelenin ilerleyen döneminde kurulmuştu.
Eğirdir’in lojistik önemini ortaya çıkaran da tam olarak bu ulaşım ağıydı.
Millî Mücadele’nin en büyük ihtiyaçlarından biri, cephedeki askerlerin silah, mühimmat, yiyecek ve diğer malzemelerinin düzenli biçimde karşılanmasıydı.
Bu noktada Antalya-Eğirdir hattı önemli bir ulaşım güzergâhı olarak öne çıktı. Isparta Valiliği’nin aktardığı bilgilere göre, Millî Mücadele için gerekli silah ve diğer malzemeler Antalya üzerinden Anadolu içlerine taşınırken Isparta ve Eğirdir güzergâhından savaş alanlarına ulaştırıldı.
Eğirdir’in demiryolu bağlantısı ise bu malzemelerin daha ileri noktalara sevk edilmesinde önemli bir imkân sağladı. TÜBA’nın çalışmasında da Eğirdir’in cepheye asker sevki güzergâhı üzerinde bulunduğu ve Eğirdir Heyet-i Milliyesi’nin özellikle gölden asker sevkinde koordinasyon görevi yaptığı belirtiliyor.
Dolayısıyla Eğirdir’i yalnızca “cephe gerisinde bir ilçe” olarak görmek eksik kalır. İlçenin asıl önemi, insan ve malzemenin cepheye ulaşmasını sağlayan ağın önemli noktalarından biri olmasıydı.
Eğirdir’in hikâyesinde ulaşım kadar insan gücü de önemliydi.
Yerel millî heyet, cepheye gönüllü kazandırılması için çalışmalar yürütürken, ilçeden ve çevresinden çok sayıda insan Millî Mücadele saflarında yer aldı. Eğirdir’in teşkilatlanması, gönüllülerin cepheye ulaştırılması ve göl üzerinden yapılan taşımacılığın koordinasyonu birlikte yürütüldü.
Bu faaliyetler, Isparta bölgesinin Millî Mücadele’ye verdiği desteğin önemli parçalarından birini oluşturdu.
Mustafa Kemal Paşa’nın 14 Ağustos 1920’de Isparta Mebusu ve Millî Demiralay Kumandanı Hafız İbrahim’e gönderdiği telgrafta “Isparta Livası’nın Müdafaa-i Vatan hususunda gösterdiği fedakârlık” özellikle takdir edildi. Isparta Valiliği de bu belgeyi bölgenin Millî Mücadele’ye katkısını gösteren önemli belgelerden biri olarak aktarıyor.
Millî Mücadele’nin hikâyesi yalnızca Erzurum, Sivas, Ankara veya büyük cephelerden ibaret değildi.
Eğirdir gibi Anadolu’nun farklı noktalarında kurulan yerel teşkilatlar, cepheye gönderilen gönüllüler, taşınan malzemeler ve kullanılan ulaşım hatları da mücadelenin kazanılmasında önemli rol oynadı.
Eğirdir’in hikâyesinde ise üç unsur özellikle dikkat çekiyor: yerel teşkilatlanma, ulaşım ve lojistik destek.
Demiryolunun ilçeye ulaşması, göl taşımacılığının kullanılabilmesi ve Güney Anadolu’dan gelen malzemelerin Batı Cephesi yönüne sevk edilebilmesi, Eğirdir’in önemini artırdı. Bahriye Müfrezesi’nin kurulması da bu ulaşım kapasitesinin askerî ihtiyaçlar doğrultusunda kullanılmasının daha sistemli hâle geldiğini gösteriyor.
Isparta Medya olarak, Eğirdir’in Millî Mücadele’deki bu rolünü yalnızca bir “kahramanlık hikâyesi” olarak değil; insanların, yolların, trenlerin ve göl ulaşımının aynı mücadelede nasıl bir araya geldiğini gösteren önemli bir yerel tarih örneği olarak görüyoruz.
Bugün Eğirdir Gölü’ne bakarken, bir zamanlar bu suların yalnızca balıkçılık ve günlük ulaşım için değil, Millî Mücadele’nin ihtiyaçlarını karşılayan bir ulaşım ağının parçası olarak da kullanıldığını bilmek, ilçenin yakın tarihine başka bir gözle bakmamızı sağlıyor.
Yorumlar
Okuyucu görüşleri editör onayından sonra yayınlanır.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum Yap
Yorumunuz onay sonrası yayınlanacaktır.